23 Mayıs 2013 Perşembe

Fotoğraf: Erkin Koray 1956 Yılından Bir Fotoğraf



Erkin Koray’ın 16 yaşındayken kurduğu 1956 yılındaki ilk grubu….
Annesi İstanbul Belediye Konservatuarı’nda Klasik Batı Müziği piyano öğretmeni olduğundan dolayı ilk enstrümanı piyano oldu. Hatta kendisine sorulduğu zaman:
- “Ben piyano çalmaya nasıl başlamış olduğumu bile bilmiyorum. Bu enstrümanı doğal olarak çalıyorum.Ben gitarcıyım!”, der.
Alman Lisesi’nde okurken aynı zamanda konservatuara da devam etti. Gitara başlama tarihi 1956, ilk konser ise (piyanoyla) 29 Aralık 1957 Galatasaray Lisesi’ndedir.
Bu konser Erkin Koray’ın hayatının büyük bir dönüm noktasını teşkil etmiştir. O güne kadar Elektronik ve Atom Mühendisi olmak isteyen Erkin Korau, belki kaderin cilvesi, belki de normal netice olarak, kendi tabiri ile “Elektronik Müzik Mühendisi” olur.
İşte Erkin Koray’ı gitar ile tanıştıran ve ona rock’ı sevdirenler ile ilk fotoğrafı da budur…
O konseri, tam bir ay sonra 25 Ocak 1958 de Eminönü Halkevi, 20 gün sonra Alman ve arkasından Avusturya Lisesi konserleri izler. Ve artık önüne geçilemeyen bir konserler zinciri birbirini takip eder. Gazeteler kendisinden “Rock’n'Roll Kralı” diye bahsediyorlardır artık…  
Fotoğraf: Naim Dilmener

Gazete: Erkin Koray İnsanları Çıplaklığa Davet Ediyor



Sayıl Elman tarafından çekilmiş bir fotoğraf...

27 Nisan 2012 Cuma

Gazete: Bir Anadolu Rock Operası Olarak Safinaz


Bir Anadolu Rock Operası Olarak Safinaz

Yıl 1978. Cem Karaca Safinaz'ı kaydetti. Uzunçaların bir yüzü Safinaz diğer yüzü Kara ve Şeyh Bedrettin Destanı'ndan oluşuyordu.

Safinaz'da hikaye basit. Kasım İstanbul'da kapıcılık yapar. Kızı Safinaz'ı okutmak istese de maddi durumu buna müsaade etmez. Safinaz okuldan ayrılır ve fabrikada çalışmaya başlar. Gerisi dram...

Bu çok bildik arabesk senaryo 70'lerin Türkiye'sinin, hatta 80'lerin bir gerçeği idi. O yıllarda Cem Karaca gözyaşı ile sonlanması gereken bu tür hikayeleri rock kalıpları ile anlatmaya ve söylemini yavaş yavaş sertleştirmeye başlamıştı. Önce Tamirci Çırağı'nda, sonra Safinaz'da alabildiğine sert ve coşkulu bir müzikle çok özel bir anlatım kullanmış, insanların içinde burukluk bırakması gereken bir hikayeyi coşkuya dönüşen bir öfke ile sonlandırmıştı.

Bu dosya, ölümünden sonra hakkında birbirinden farksız şeyler söylenen Cem Karaca'yı farklı bir şekilde anmak için yapıldı. Bir LP'nin tek tarafına çöreklenen, bittiğinde heyecanına, coşkusuna, öfkesine hayran bırakan ve insana "vay be" dedirten ve hatta "böyle şeyler de yapılmış demek" diye şu anki durumumuza deli gibi hayıflandıran Safinaz isimli 18 dakikalık senfonik parça, "Bir Anadolu Rock Operası" olarak hayal edildi...

Kapıcı Kasım, karısı Asiye, kızı Safinaz ve aslında tek başına apayrı bir hikaye olabilecek lümpen Niyazi'nin hikayesi... Üç dakikalık pop şarkılarının tüketilmeye alışıldığı günümüzde bir LP'nin bir yüzünü kaplayan ve aslında "ticari açıdan intihar" sayılabilecek 18 dakikalık bu parça her türlü övgüyü, heyecanı ve bir rock operası olabilme hayalini fazlasıyla hak ediyor. Safinaz, Cem Karaca'nın maddi kazancını düşünmeksizin bir dert anlatmaya, hatta milyonlarca insanın çaresizliğini anlatmaya çalışmasıdır ve bu yüzden de önemlidir.

Cem Karaca dendiğinde Safinaz Safinaz diye bahsedilen o meşhur şarkının hikayesi işte budur. Belki günün birinde hayalimiz gerçekleşir ve bir "Anadolu Rock Operası"yla anarız Cem Karaca'yı... Kim bilir. 


Hazırlayan: Necmiye Uçansoy ( Sabah Gazetesi Cem Karaca Özel Dosyası)